Hakan İlhan Kurt Şiirleri


Blogda, yalnızca Hakan İlhan Kurt Şiirleri yayınlanmaktadır.

Ana Sayfa | Profilim | Arşiv | Arkadaşlarım

Her Gelişin Züleyha'dır Ben Ki Yusuf Değilim

Tarih: 22:27 on Çarşamba, Şubat 7, 2007

Bana güldüm sana öldüm süründüğüm dün gece
Yıldız söndü mehtap döndü gece hükmü hal nice
Sevdiğimdin sevdiğimsin bende bensin sevgili
Süleyman'dan bir sır mıdır bu acaip bilmece
Bana güldüm sana öldüm süründüğüm dün gece

Aşk indinde heves oldum ak toprakla ovuldum
Kalû Bela andım oldu bin melekle övüldüm
Hesabına aklım ermez bulandığım yasağın
İblis tutsun matemini cennetinden kovuldum
Aşk indinde heves oldum ak toprakla ovuldum

Gitmelerden gelmelerden bahaneler darası
Yolum oldun çizgim oldun arş-ı âlâ arası
Sen ki benim aklım oldun Hâkk doldurdun içimi
Ben ki senin bedeninde onmaz Eyyub yarası
Gitmelerden gelmelerden bahaneler darası

Tül perdede kalbim iken volkan etti yakışın
Sonra ruhum serinliği yağmur gibi akışın
Ben yazımı uğurlarken şefkat dolu bağrına
Haran oğlu Lut'ta kaldım Sedum oldu bakışın
Tül perdede kalbim iken volkan etti yakışın

Narin eller kement attı değdirmedim desteme
Ağlamaklı nağmelerden söz katmadım besteme
Baş eğmedim eğilmedim ta ki aşkın tahtında
Lalelerim kan çağladı Zal'ın oğlu Rüstem'e
Narin eller kement attı değdirmedim desteme

İnce ince nazdan öte dağ eritir inadım
Lutfet ey yâr hasretinde yıllar yılı kanadım
Tutuşursun dokunamam uzatamam elimi
Ba'lebek'te Elyas kahrım ateştendir kanadım
İnce ince nazdan öte dağ eritir inadım

İki elim şakağımda sözler ağdı masaya
Odam sessiz ruhum sessiz bas yıldıza bas aya
Geniş göğsüm Yahuda'da riya oldu Kudûs'e
Ha ben sana ağlamışım ha Celile İsa'ya
İki elim şakağımda sözler ağdı masaya

Mısralarda anlam arar kah Sekendiz kah Zühal
Saçlarına dokunmaya değmez miydi bin nihal
Yalan mıyım gerçek miyim beni kimde unuttun
Şah Cihan'da ilham oldu kalbimdeki Taç Mahal
Mısralarda anlam arar kah Sekendiz kah Zühal

Çınar dibi boğum boğum söndürürken güneşi
Gölgesinde maşuk besler bulunmazdı bir eşi
Kutuplara uğrak verdi han bildiğim seyirler
Hicap duyar yetmiş körük Ergenekon Ateşi
Çınar dibi boğum boğum söndürürken güneşi

Aşk bağında türkülerim şarkılarım her telden
Yalnız sana döner yüzüm nezaketim temelden
Aklım mı ne fikrim mi ne yetişmez mi Paris'e
Alem beni seyreylesin tırmanıp da Eyfel'den
Aşk bağında türkülerim şarkılarım her telden

Gülen yüzler gülen gözler sarmaş dolaş anında
Suya yandı nice gönül kan kırmızı tanında
Anlamsız mı kaldı ruhun bir arkadaş kıymeti
Çatık kaşlı Yahya mıyım ey sevgili yanında
Gülen yüzler gülen gözler sarmaş dolaş anında

Kuytularda sızılardan bir akkora karıldım
Gam kasavet itin olsun bin kılıçla yarıldım
Kanım aktı canım aktı bir serkeşttim Babil'de
Harut idim Marut idim günahıma sarıldım
Kuytularda sızılardan bir akkora karıldım

Fuzuli'nin hecesinde aruz oldu bir bela
Pak bulağa ateş düştü güzellerde kör bela
Anlatmaya çölde kumdur susuzluğum çağ kadar
Bin Yezid'e bir başım var sensizliğim Kerbela
Fuzuli'nin hecesinde aruz oldu bir bela

Güzelliğin azatlığı kalbe sinmiş gözlerin
Dalga dalga aşıp gitti kucağımdan sözlerin
Kurban verdim kurban oldum Tanrı'nın o nuruna
Sibirya'ya merhem oldu bana zindan közlerin
Güzelliğin azatlığı kalbe sinmiş gözlerin

Kime kalsın ne eyleyim bu dünyanın nesini
Yere vurdum aşk külünü göğe çaldım isini
Kıyametim senin idi gövde yaktım uğrunda
Pence pençe koparmışım İsrafil'in sesini
Kime kalsın ne eyleyim bu dünyanın nesini

Ne bir öfke ne bir haset ne bir gayzdır meyilim
Huzurunda sere serpe uzanmışım çiğilim
Nil Nehri'nden taştı yaşım şahit olsun tüm Mısır
Her gelişin Züleyha'dır ben ki Yusuf değilim
Ne bir öfke ne bir haset ne bir gayzdır meyilim

Koşuklarım okunurken gül goncası yüzüne
Benden sana senden bana çağladığım gözüne
Kollarında yorgan döşek mayıştığım zamanlar
Titremekten hasım oldum Bilge Kağan sözüne
Koşuklarım okunurken gül goncası yüzüne

Serilsin de sarmaşıklar salkım saçak serilsin
Sarmaş dolaş bağbanlara şen bahçeler verilsin
Her Firavun Musası'nı sarayında büyütmüş
Vur ey aşkım parça parça Kızıldeniz gerilsin
Serilsin de sarmaşıklar salkım saçak serilsin

Ateş düşmüş alaz almış kime ne ki zahmeti
Zay olmuşum hiç olmuşum kim bilir ki rahmeti
Ben ki sende sen olmuşum kırk kapıdan vazgeçtim
Bir gülüşün unutturur Yesi nuru Ahmet'i
Ateş düşmüş alaz almış kime ne ki zahmeti

Hangi gövde hangi yürek kurt soluğu solurmuş
Hangi cehil yaratılış bilgeliği bulurmuş
Bez Kalesi kuşanmışım başım gökle uğraşta
Kalksın Babek görsün beni isyan nasıl olurmuş
Hangi gövde hangi yürek kurt soluğu solurmuş

Çekme mihrim ışığını üzerimden el çekme
Kırk bismillah günde ahım gecelerde birikme
Timurlenk'te asab oldu Firdevsi'nin mezarı
Zül sevdamın hoyratında savurduğum her tekme
Çekme mihrim ışığını üzerimden el çekme

Coğrafyası yasa vurmuş eyvah kimin ne haddi
Arzu halim atlas atlas gözyaşımda tüm ceddi
İlmin Çin'i alev alev aşkım akın tarihe
Hanedanlar bilse beni dikilmezdi Çin Seddi
Coğrafyası yasa vurmuş eyvah kimin ne haddi

Kime kalmış kimde kalmış hangi mert ki dengimdir
Bilemem ki bilemezsin hangi hazan rengimdir
Ezel ebed ruhun olmuş yosun tutmaz kaynağım
Kafkasya'yı yasa boğan aman vermez cengimdir
Kime kalmış kimde kalmış hangi mert ki dengimdir

Merhametin sırdaşımdı toz pembeler düşünde
Kırılmışım mahvolmuşum zağlı çarkın dişinde
Sende saklı her busemde tuzlar bastım yarama
Bin Hızır'ı yolcu ettim yalnız senin peşinde
Merhametin sırdaşımdı toz pembeler düşünde

Kim derdi ki kor ağıdım okyanuslar taşırsın
Kim derdi ki ılgıt ılgıt rüzgarları aşırsın
Yedi iklim med cezirdi suskunluğum hapsinde
Güzel dilim çağlasın da Tur-û Harun şaşırsın
Kim derdi ki kor ağıdım okyanuslar taşırsın

Süzülüşün salınışın benzer gölde kuğuya
Dağdan dağa taştan taşa can koyduğum ahuya
Neden niçin düşüneyim nerededir her seher
Maturidi akıl yorsun senden gelen buğuya
Süzülüşün salınışın benzer gölde kuğuya

Sıcağında kor tenimde çürümeyen ten oldun
Sırdaş oldun haldaş oldun her dem bende ben oldun
Yaban eller savdı garkım Kürt zulmünde Kerkük'üm
Ey sevgili hicran dolu Telafer'im sen oldun
Sıcağında kor tenimde çürümeyen ten oldun

Efkar sattım tesbihimde adımladım voltayı
Gezdim durdum viran oldum taşa vurdum baltayı
Uzandığım dizlerini Tanrıdağı kıskansın
Nice idim nice oldum sende buldum Altay'ı
Efkar sattım tesbihimde adımladım voltayı

Bozulur mu tüm tılsımlar yazım olmuş yazıla
Aşkın sarmış ak çehremi şafağıma kazıla
Sabahlarım hançer ağzı bayram meşki Moskof'tan
Kıyılmışım şimdi dönsün Kızıl Meydan kızıla
Bozulur mu tüm tılsımlar yazım olmuş yazıla

Uykularım bölük bölük meydan bulur kaçılır
Gözlerim ki yalnız sende humar humar açılır
Geçip giden dakikalar sensizliğin hışmında
Baba-oğul uğraşında ne Bedirler saçılır
Uykularım bölük bölük meydan bulur kaçılır

Merhalesi aşılmış da ödülü can pazarda
Beden beden satılmışım ruhum kalmış mezarda
Sulak yeşil toprağındım ordu saldın Asya'dan
Sen de ağla bulutlaşıp kabarmışım Hazar'da
Merhalesi aşılmış da ödülü can pazarda

Tavafında felek hasım çarkı durdu bahtından
Tövbe basmam sırra kadem levh-i mahfuz ahtından
Secdegahım Tanrım bilir gülzar ilmi gülünde
Ben dünyamı sana kurdum Amine'nin tahtından
Tavafında felek hasım çarkı durdu bahtından

Dağılmışım körpe fidan sorularda yanıtı
Heder olmuş söz cümbüşü kaderimdir kanıtı
Kızıl deyip öldürdüler yanmış derim suç oldu
Nefesim ki ayağında bir Özgürlük Anıtı
Dağılmışım körpe fidan sorularda yanıtı

Yalnız sende biter oldu artık bütün lisanlar
Sende yalnız varlığını Kaf Dağı'na asanlar
Mart zemheri tipisinde buza kesti tüm mevsim
Baharını doğurmaya seni arar Nisan'lar
Yalnız sende biter oldu artık bütün lisanlar

Cümle varlık bütün alem yalnız senin methinde
Bilirim ki karıncayım kainatın sathında
Dönülmez bir seferdeyim Doksandokuz Ad ile
Kurtbala'yım tek başıma yüreğinin fethinde
Cümle varlık bütün alem yalnız senin methinde

28 Ekim 2006 // T A R S U S

 

Hakan İlhan Kurt

Yorum (2) | Yorum yaz! | Bağlantı

Darr Aşkına Gök Kıyamda Yer Secdede Zil Ve Zal

Tarih: 22:18 on Çarşamba, Şubat 7, 2007

-Ve insan: 'Buna ne oluyor? ' dediği zaman; -

Hangi akıl hüküm verir hangi ruhtur methinde
Kim kiminle uğraş tutar hangi işle iştigal?
Ayaklarda bir yanardağ âlem gönül fethinde
Başlar düşer birden bire kurtuluş mu ne mecal!
Darr aşkına gök kıyamda yer secdede Zil ve Zal…

Alın çatlar damar damar baş gövdeye darılmış
Acizlikte gül buseler kor dudaklar yarılmış
Hangi ışkın bulutlanmaz çoluk çocuk sarılmış
Rüzgar niçin feryat eder kıyametten bir misal!
Darr aşkına gök kıyamda yer secdede Zil ve Zal…

Kudret midir adalet mi zerre zemin kafesi
Bin çığlıkta bir ferahın buğulaşmış nefesi
Günahında sevabında hangi mizan kefesi
Denge bulur buza kesmiş cem korkusu ihtimal!
Darr aşkına gök kıyamda yer secdede Zil ve Zal…

Kırk bereket dokuz nefse beş salahın beşinden
Nasır sarmış küf yüreğin göz yalgını meşinden
Ay darında gün harında gece gündüz peşinden
Aşıp giden ömür nedir nedir vakte mahfuz hal!
Darr aşkına gök kıyamda yer secdede Zil ve Zal…

Bir gül alır muhabbeti tebessümün kuluna
Kurt göğsüme huy döşenir Bala düşer yoluna
Gece olur yer yatağı gün dolanır koluna
Erir renkler kaldıramaz serencamı bu mahal!
Darr aşkına gök kıyamda yer secdede Zil ve Zal…

29 Aralık 2006 // T A R S U S
 

Hakan İlhan Kurt

Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı

Ses Benim

Tarih: 02:43 on Pazartesi, Kasım 27, 2006

İlhan Egemen Darendelioğlu anısına

Benim hey gün aşanda kan döşeyen dağlara
Gök kurdun beklediği katar katar sis benim!
Bir mermi çekirdeği şavk verende çağlara
El yakan ayak tutan gövde basan his benim!
Benim hey tarih boyu öz ırkımda ses benim...

Kim büyür Tanrı bilir göze vakti görmeden
Meşkine yedi düvel alın ayaz sürmeden
Yalavaç huy edende gözyaşımda sürmeden
Yüreğe mum titreği iz bırakan is benim!
Benim hey tarih boyu öz ırkımda ses benim...

Odumdur balbalarda adım sanım derende
Ar boğar anlatmaya yer betiğler yerende
Harsımdan arta kalan sagum sözü serende
Çarkında baht eğirten kör feleğe küs benim!
Benim hey tarih boyu öz ırkımda ses benim...

Yangını yiğit dağlar gür sesimi duy benim
Beylerim bilgelerim öz varımdan huy benim
Bahtiyar uçmağ tamu şölen benim toy benim
On bin yıl ötelerden kopuz benim kös benim!
Benim hey tarih boyu öz ırkımda ses benim...

Tek Tanrım Gökçe Tanrım kor yüreğim sendedir.
Kurt özüm Bala tahtım söz ereğim sendedir.
Dik başım dik kalmaya tek gereğim sendedir.
Neslime öz atamdan gün düşleyen us benim!
Benim hey tarih boyu öz ırkımda ses benim...

27 Temmuz 2006 // T A R S U S
 

Hakan İlhan Kurt

Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı

Kime Galardı

Tarih: 02:41 on Pazartesi, Kasım 27, 2006

“Mahtumkulu işim kıyl û kal boldu
Şûm ayrılık bile aklım lâl boldu
Bilmedim ne sevda niçik hâl boldu
Can tenden ayrıldı kuru leş galdı”...Mahtumkulu

Yagtılar bolardı göyçe benzimden
Yagtılar yüpekten göyü yalardı
Bed galan ne varsa gelub genzimden
Kör feleh çarhında daşa çalardı

Baş koşmaynan tünde çiğnim gerende
Çırpınşar yarpahlar galem yerende
Gırk meylis gapudan barka girende
Uyat eyleyub men öyüt salardı

Tutarga göynümü dertte permanlar
Duşağım bolardı serde ermanlar
Yorga yörüşli tay dolan hermanlar
Taralı yakımlı mihman alardı

Dolgan ay bolanda talih avlıya
Abray alub börü ular kavlıya
Atalar babalar zalım yavlıya
Yahşılar toplayıb düşe dalardı

Kurtbala aydışır sözüm gapadum
Vagt yetmez soldurub yüzüm gapadum
Men gelüb men gidüb gözüm gapadum
De ki goca dünyâ kime galardı?

28 Haziran 2006 // T A R S U S

 

Hakan İlhan Kurt

Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı

Her Adımda Yine Sen

Tarih: 02:40 on Pazartesi, Kasım 27, 2006

Ah sevgili yamandır hüznüm doğar düşünde
Gören sensin duyan sen imdadımda yine sen
İhtişamın gül tahtı düşen yaprak peşinde
Telaş sensin korku sen miadımda yine sen
Nefes nefes sinemde her adımda yine sen

Mısra mısra visaller yurttan yurda sal olur
Akıl gider ser gider dil tutulur lâl olur
Rengi titrer gamların bir acayip hâl olur
Yerde sensin gökte sen kanadımda yine sen
Nefes nefes sinemde her adımda yine sen

Ay sevgili mihmanım ateş sarar zemini
Yalgın alır sarartır kor hasretler demini
Gönül budur susturur edilen her yemini
Sevgi sensin sevda sen muradımda yine sen
Nefes nefes sinemde her adımda yine sen

Sesin ağar yüreğe üvey kalmaz öz kalmaz
Ayak direr sözcükler söz sağımı yüz kalmaz
Dağlar zerde delinir yokuş kalmaz düz kalmaz
Yakut sensin zümrüt sen inadımda yine sen
Nefes nefes sinemde her adımda yine sen

Ah sevgili tan vurur kadim dosta sızımda
Bir efsundur vurur ki yaren meşki nazımda
Kurtbala’da haz olur gündoğumu yazımda
Gecem sensin günüm sen feryadımda yine sen
Nefes nefes sinemde her adımda yine sen


24 Haziran 2006 // T A R S U S
 

Hakan İlhan Kurt

Yorum (1) | Yorum yaz! | Bağlantı



<- | Sonraki Sayfa ->